Sponsorlu Baglantilar

Bağlantılı Yazılar

03 | Birey

En Son Eklenenler

06 | ordövr ordövr
09 | monogami monogami
10 | intihar intihar

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman önce bir ağabey varmış. Bu ağabeyin teknolojininekolojiye zararları ile ilgili bir ödevi varmış. Bunun için bir araştırma yapmış ve büyüklerine sormuş. Teknolojinin doğru kullanılırsa çok faydalı olduğunu öğrenmiş. Hayatı kolaylaştırdığını, insanlar için gerekli olduğunu öğrenmiş. Teknoloji ekolojiye zarar da verebilirmiş ama arıtma tesisleri, havayı kirletmeyen ısınma sistemleri, geridönüşümlü olarak kullanılabilen malzemelerin de teknoloji ürünü olduğunu öğrenmiş.Teknolojinin aslında ekolojiye dost olabileceğini görmüş. Çöpleri atarken bile ekolojiyi koruyabileceğimizi, geri dönüşümlü malzemeleri ayrı,plastik malzemeleri ayrı, kâğıt ve cam malzemeleri ayrı çöpe atmasının iyi olacağını öğrenmiş. Atık pilleri çöpe atmayarak çevre kirliliğini azaltabileceğini anlamış. Hayvanları, bitkileri korumanın doğanın dengesinde ne kadar önemli bir rol oynadığınıöğrenmiş. Ancak teknolojiyi kullanırken ekolojiyi düşünmezsek havanın, sularınkirlenebileceğini, bitkilerin zarar görebileceğini, havyaların bu kirlilikten etkilenerek hasta olabileceğini hatta ölebileceğini, doğanın dengesinin bozularak en sonunda dünyamızın bizinsanlar için yaşanabilecek bir yer olmaktan çıkabileceğini öğrenmiş. Bunun için teknolojiyi kullanırken ekolojik dengeye saygı duymanın, ekolojiyi korumak için gerekli önlemlerin alınması gerektiğinin önemini anlamış olmuş. Bu ödevi verdiği için öğretmenlerine teşekkür edip, büyüdüğünde teknolojinin kolaylıklarından faydalanırken ekolojiye zarar vermeyeceğine söz vermiş. Ve bir daha söz vermiş.
Yiğit ERSOY - 2/B
ÇEVREYİ KURTARAN ADAM
Bir gün yeni bir fabrika açılmış. Bu fabrikanın bacaları çok duman çıkarmış. İnsanlarfabrikanın önünden geçerken Hep öksürürlermiş. Fabrikanın müdürü hava kirliliğini hiçönemsememiş. Bir gün müdür fabrikanın önünden geçmiş. Ertesi gün müdür hastalanmış. İşegidememiş çünkü fabrikanın dumanından zehirlenmiş. Uzun günler evde kapalı kalmış. Artıkdersini almış. Müdür insanların hasta olmalarını önlemek için fabrikanın çevresine geniş birduvar inşa etmiş. Daha sonra bacadan çıkan dumanın zehrini süzdürmüş. İnsanlar daha rahatolmuşlar. İçeride çalışanlar ise maske takıp işe koyulmuşlar. Fabrikaların etrafında çiçekler açmış, solgun solgun duran ağaçlar canlanmış. Çevredeotlanan hayvanlar bu işten çok memnun olmuşlar. Bu ülke insanları çok mutlu yaşammışlar.Burayı gezip gören insanlar “Bundan güzel şehir olmaz.” demişler.
Barış KOYUNCU - 2/C
KESİLEN AĞAÇLAR
Bir varmış, bir yokmuş. Ülkenin birinde bir şehir varmış. Şehirde Gül ile Arzu adında ikikız yaşarmış. Bu iki kız her gün ormanda gezintiye çıkarmış. Günlerden bir gün yine ormanagezintiye çıkmışlar. Şarkı söyleyip güle oynaya yürürlerken “Küt! Küt! diye sesler duymuşlar.Önce çok korkmuşlar. Sonra sessizce sesin geldiği yöne doğru yürümüşler. Bir de negörmüşler dersiniz? Bir adam, elinde koca bir balta ile önüne gelen ağacı kesip deviriyor.Arzu; “Hemen onu durdurmalıyız!” demiş. Gül; “Haklısın Arzu, bu bizim ormanımız, bu ormanı ancak biz koruyabiliriz.” demiş. Arzu “Yanılıyorsun, bu orman tüm insanların. Hem içinde pek çok canlıyı barındırıyor.Bütün canlılar için bu ormanı korumalıyız.” demiş. Gül ile Arzu hemen adamın yanına koşup onu yakalamışlar. Adam “Beni bırakın. Ben size ne yaptım?” demiş. Gül “Ağaçları kesemezsin, onlar ne kadar yararlı sen biliyor musun?” Arzu “O ağaçların pek çok canlıya yuva olduğunu biliyor musun? Gül; “Ağaçların bizim havamızı temizlediğini biliyor musun?” Arzu; “Artık ağaçlarıkesmemelisin. Hatta kestiğin ağaç kadar fidan dikeceksin.” demiş. Adam bu duyduklarından sonra yaptıklarına pişman olmuş. Gül ile Arzu; “Onların dacanı var. Onların da yaşamaya hakkı var. Eğer senin bir yerin kesilse ne hissedersin?” Adam; “Çok üzgünüm. Dediklerinizi yapacağım.” demiş. Bu olaydan sonra adam hiçağaç kesmemiş.
Duru KIRCI - 2/C
DENİZE NE OLDU?
Çok büyük ve çok güzel bir deniz varmış. Masmaviymiş. Fakat insanlar eskiyenteknolojik araçlarını geri dönüşüme atacaklarına, o güzelim pırıl pırıl denize atıyorlarmış.Bütün insanlar bunun farkındaymış ama boş zamanlarında bu durumdan kurtulmak içinhiçbir şey düşünmüyorlarmış. Ancak orada yaşayan küçük bir kız bu durumun farkındaymışve çok üzülüyormuş. Okula gittiği zaman teneffüslerde hep bunu düşünüyormuş.Arkadaşlarıyla hep bunun konuşuyormuş. Onlara şöyle diyormuş: - Haydi arkadaşlar, denize gidelim, oradaki çöpleri toplayalım. Çevremizi temizleyelim.Fakat arkadaşları bu sözleri dinlemiyor, şöyle yanıt veriyorlarmış: - Hayır, o çöpleri biz atmadık. Biz de şimdi onları toplamak istemiyoruz. Küçük kız, kendikendine teneffüste deniz kenarına gidip çöpleri topluyormuş. Denizde yaşayan canlılarıkurtardığı için içi çok rahatmış. Arkadaşları onu gördükçe yanlış düşündüklerini fark edip, onuörnek almışlar. Denize çöp atanlar da yaptıkları hatayı anlayıp, denize çöp atmamaya kararvermişler. Artık çöplerini denizden uzak bir yerde biriktirip orada atıklarını değerlendirmeyebaşlamışlar. Böylece temiz bir çevrede yaşamaya başlamışlar.
Nehir KEPOĞLU - 2/C

En Çok Okunanlar

04 | Sıfat Sıfat
09 | Panel Panel
11 | Zamir Zamir
16 | Masal Masal
19 | Mesnevi Mesnevi
Bi soru sor